2009/09/28

castle needs me

Gözümde beliren sancılı iltihap nedeniyle kirpiklerimi kırpıştırmaktan yorulmuş olabilirim ve şu an gözlerini nerede dinlendirmek isterdin deseniz Salzburg'daki şato diyebilirim.

Seni özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi şatocum. Kıymetini bil.

leylek

Tumblr'a taşındım, sonra geri buraya taşındım, üç vakte kadar göç yolları nanananana görünüyor olabilir. Bekleyiniz. Ya da boşuna beklemeyiniz, ben haber veririm. Telefonla değil.

2009/09/24

and i feel just like i got home

Tatilden döndüm ama Ankara, ev tatili. 10 kişilik bir evde mis gibi poğaça kokuları vardı ve cenaze haberinin bile azıcık ağlatıp geçtiği bu dört günde hayat Guitar Hero ve Var mısın Yok musun'da kutudan ne kadar çıkacak sorunsalından ibaretti. O kadar yağmurluydu ki hava, bahçeye ayak bile basılamadı. Ama olsundu. Hayatta en güzel şey aile biliyor musunuz? Kocaman olanından hem de...

2009/09/11

telaffuz etme beni

Pardon ama "Mac" isimli kozmetik markasını niye "Mak" diye telaffuz ediyorsunuz kızlar? Amerikan markası o, dolayısıyla işin içine İngiliz aksanı katmanın manası yok.

Zamanında halam anlatmıştı. Bir arkadaş ortamında Real'i (Alman market zinciri) doğru şekliyle yazıldığı gibi telaffuz ederken kadınlardan biri sürekli düzeltme yapıp "Evet, riyıl çok ucuz" falan diyerek aklı sıra halamı hatalı çıkarıyormuş. Bu bi tek bizim memlekette mi var acaba?

beynimin içi

Sevgili blog. Ofiste çok sıkıldım. Aşırı sıkıldım. Bugün cuma ve acayip sıkıldım. Oha yani ne biçim sıkıldım. Birazdan yağmur yağacak, gök gürleyecek, üstümüze tonla su boşalacak ve saat 3. Saat yedide ofisten çıktığım düşünülürse daha dört saat var. Ve bu menem yağmurun ne zaman yağacağını bilmiyorum. Eve metroyla dönmem gerektiği için ya aşağıyı su basarsa, ya ofisten çıkamazsam gibi evhamlara kapılıyorum. Bi de bugün 11 Eylül yani. Komplo teorisi günü. Eve gitsem de şu yarıda bıraktığım 9/11 komplo teorisi filmini izlesem. Adını da unuttum şimdi. Gugıllamayım da düşüneyim bari. Maksat sıkıntım geçsin.

2009/09/10

kot işçileri

Daha önce bahsetmiştim ama oluşumun link'ini Deryik'in sayfasından aldım.

http://www.kotiscileri.org/?fb_page_id=6028633577&

2009/09/09

yağdır mevlam su

Memleketi su basınca "Sorumlusu insanoğludur" diyen belediye başkanlarına sahip olmanın verdiği heyecanı anlatamam. Az yağsa Allah'tan bulursunuz, çok yağsa insanoğlundan bulursunuz. Sizin hiç mi suçunuz, hiç mi önlem kabiliyetiniz yoktur? Bunca insan ölmüşken sizin Saray Muhallebisi şubelerinizin önündeki su bir mm'yi geçmiş midir Kadir Bey?

Ramazanınız mübarek olsun.

2009/09/07

m

Madonna, can't get you out of my head and i feel just like i got home, and i feel...

2009/08/31

kings of convenience - know how

Dinliyorum. Belki üç senedir dinlememiştim çünkü beni alıp bi zamanların garip hikayelerine götürdüğü için elim gitmiyordu. Ama şimdi yeniden götürdü. Cahillikler Kitabı'nda diyordu ki, "denizin kokusu aslında çürümüş yosun kokusudur, ama tatil günlerini hatırlattığı için güzel geliyor olabilir." İşte bu şarkı da öyle. Aslında çok güzel ama, çürümüş bir sene parçasının tatlı zamanlarını hatırlatıyor. Belki o yüzden daha güzel...

2009/08/25

wien - munchen


Döndü bu kız Viyana'lardan Münih'lerden.
Madonna izledi.
Radiohead'e dibi düştü.
Jarvis Cocker'la dans etti.
Cebinde Ting Tings rozetleri.
Herkesin makyaj yapmayı ve renkli giyinmeyi unuttuğu,
Çocukların hiç ağlamayıp sakinleştirici içmiş gibi sustuğu,
Schiele ve Klimt'in gözlerini yaşarttığı bi memleket gördü.
Bi de her gün güneşli, her gün, her gün...
Son gün bir yağmur yağdı ki duş gibi...
Gitti yol üzerindeki mağazadan eşofman altı aldı.
Üzerinde iki yağmurlukla Mando Diao izledi.
Dans etti. Çamura bastı.
Dönüşte çantasında unuttuğu kocaman göz temizleyici çöpe giderken,
Hüzünlenip bi de üstüne devasa yanlış parfüm aldı.
Parfüm Selin limon kolonyası kokuyor.
Ki ondan bakkalda da vardı.
Pasta yedi, Marie Antoinette'i anladı.
Viyana'da kim ekmek yer ki?
Hem lütfen, Münih'i kim sever ki?
Madonna gördü bi de, söylemiş miydi?
Radiohead'in ışın çubukları...

2009/08/10

kof


Allahım şu güzelliğe bak. Beni de alın, arka fonda çıplak ayak taş sektireyim.

2009/08/07

i'm your man

Bir sevgili istersen
Ne istersen yapacağım
Başka türlü bir sevgi istersen
Senin için maskemi takacağım
Bir yoldaş istersen
Tut elimden
Öfkeyle yere çalmak istersen
Karşındayım
Ben senin erkeğinim

Bir boksör istersen
Senin için ringe çıkarım
Ya da bir doktor istersen
Her noktanı yoklarım
Bir şoför istersen
Atla arabama
Beni gezdirmek istersen
Emrine amadeyim
Ben senin erkeğinim

Ah, ay ne parlak
Zincirse ne sıkı
Bu canavar uyumaz gayrı
Sana verdiğim sözler aklımda
Hiçbirini tutamadım gerçi
Ah ama bir erkek dizlerinin üzerine çöküp yalvararak
Ne zaman geri getirmiş kadınını
Peki sürünerek gelsem bebeğim
Ayaklarına kapansam
Güzelliğin karşısında
Ateşlere düşmüş bir köpek gibi ulusam
Kalbine pençe atsam
Çarşafını yırtıp atsam
Yalvarsam, desem ki lütfen,
Ben senin erkeğinim

Eğer uyumak istersen
Yolda bir ara
Ben senin için geçerim direksiyona
Ve yapayalnız yürümek istersen sokakta
Kaybolur giderim gözlerinin önünde
Çocuğuna bir baba istersen
Ya da benimle kumsalda
Biraz dolaşmak, gelirim
Ben senin erkeğinim

2009/08/05

first we take istanbul

Şimdi, heyecanlanmak nasıl bi şey?

Leonard Cohen'i görmek, canlı canlı First We Take Manhattan dinlemek mi?

Yoksa haftaya Viyana sokaklarında Mozart tınılarıyla beslendikten sonra Madonna konserine gidip kültür karmaşası yaşamak mı?

Pasaport kontrolü ve bavul hazırlama derdi mi?

Bavuluna bi diş macunu, bi diş fırçası, bi de tişört koyanlardan olamadım hiç. Bakalım bu sefer yine yaprak salamurası gibi üst üste basacak mıyım kıyafetleri, yoksa "amaaan oradan alırım" rahatlığına mı varacağım son dakikada. Son dakika rahatlamalarıma bayılıyorum gerçekten, "kesin böyle şöyle yaparım" dediğim hadiselerde paniklemiyorum. İnsanın kendini tanıyamaması veya tanıması böyle olsa gerek.

Bu c vitamini hapının tadı berbat. Az önce de Pepsi'den bi yudum alıp "ay iğrençsin" dedim bardağa. Cansızlarla konuşuyorum, ama seviyorum da. Birinin gerçekleri yüzüne haykırması lazım.

So long Marianne.... Tschüs!!

2009/07/28


O tut bi ucundan diyordu
Diğeri bırakıveriyordu
Tam diğer ucu tutmak için koşarken
Öbürü kayıyordu

2009/07/24

en sevdiğim mevsim olan mevsim yaz mevsimidir

Konserleeeeeerr!!

Geçen hafta Rock'n Coke.
İki gün önce Sezen.
1 Ağustos Fatboy Slim.
5 Ağustos Leonard Cohen.
8 Ağustos Ajda.
Sonra veeer elini Münih.
18 Ağustos Madonna.
20-22 Ağustos Radiohead ve Jarvis Cocker ve Grace Jones ve bi daha Prodigy...

Ooooo!

2009/07/13

a commet appears


The Shins'i ilk dinlediğimde çok eski bir grup sanmıştım. Kinks gibi biraz. Aynı Kinks gibi.

2009/07/09

eni veci voke

Çok tuhaf ama hayatta en çok özendiğim ve kıskandığım şeyin Smooth Criminal dansı olduğunu fark etmiş bulunuyorum. Ne Fransızca, ne bas gitar, ne şan ne şöhret. Keşke 45 derece sağa yatabilseydim.

2009/07/07

to do list

- Ben dün Santana gördüm.
- Limonlu turta yapmayı öğrenmek istiyorum, ama kremalı.
- Küçüklüğümün şarkısı çalıyor, You'll Come Round.
- Hmm bi sürü şey var yapacak, ama mutluyum. O yüzden yaparım bence.
- Eve gitsem de bi karpuz kessek, terasta yesek.
- Hamak almak lazım terasa, unutuluyor.
- Jens bana mail attı bi de. Kalp püsür. Ama hasta çok, alnına ıslak bez koyasım var.
- Bodrum'a gidemedim.
- Annem, babam ve teyzem kargoyla doğumgünü hediyesi gönderecekmiş. Çatlayacağım meraktan.
- Çiçek yetiştirsem ya, ayçiçeği veya domates çiçeği.
- Fesleğen almam lazım, sineklere yem oluyorum.
- Ajanda da tutmam lazım.
- Bi şiler lazım.
- Lazım.
- Because you're soooo smoothh....

2009/06/30

Ah eğleniyor kendi başına,
Ah neşesi yeter...

2009/06/26

don't stop till you fly enough

Michael Jackson öldü ya, şimdi ölümler daha yakın geliyor. Aklımda beyazı, siyahı, mahkemesi, Neverland'i değil de Billie Jean'ı, Thriller'ı, They Don't Care About Us'ı kalıyor. Oha ya diyorum, nasıl ölür yani? BBC'de haberleri izlerken bir yanımla Pollyanna'cılık oynuyorum. Ama sonra niye ölmesin diyorum? Plastik madde mi adam doğada kalacak öyle. Sabahın dördünde ağlayarak o sizin MJ'inizse benim en yakın dostumdu diyen beyaz saçlı adama takılıyorum. Ağır, çok ağır... Allah Allah diyorum, ölmemiştir di mi? Çocukluğum da mı ölecek şimdi? Sonra alışıyorum. Sabah beş olmuş, BBC açık, ben aklımdaki jukebox'a attığım şarkılarla uykuya dalıyorum.